Bu gün Cumhuriyetimizin ilanının 85. yıl dönümünü kutluyoruz milletçe.

Dostlarım,
Bu gün Cumhuriyetimizin ilanının 85. yıl dönümünü kutluyoruz milletçe. 23 Nisan1920’ de kurulan ve Ulusal Kurtuluş Savaşımızı başararak bütün dünyaya bağımsızlığımızı kabul ettiren Yeni Türk Devleti’nin rejiminin belirlendiği, adının konduğu en büyük bayramımız.
Cumhuriyet; tam bağımsız bir ülkede yöneticileri halkın oyu ile seçilen yönetim şeklidir.Yani halkın kendi kendini, kendi hür iradesiyle yönetmesidir.Yöneticilerini halk kendi seçer.Nüfus cüzdanında T.C Vatandaşı yazan herkesin seçme ve seçilme hakkı vardır.Yönetim görevine talip olursan seçilme hakkını kullanırsın.Ancak seçme vatandaş olarak hepimizin görevidir.
Atatürk İlkelerinin ilki olan Cumhuriyetçilik ise Türkiye Cumhuriyeti Devletini yaşatma ve yüceltme azim ve iradesidir. Çünkü Atatürk, halkın kendi kendini doğrudan yönetmesi olan demokrasiyi en ideal devlet biçimi olarak kabul etmektedir. Ancak, bütün bilgelerin söyledikleri gibi halk kendi kendini doğrudan yönetemez. Milyonlarca kişinin bir araya gelerek devlet yönetmeleri mümkün değildir. O zaman gerçek demokrasiyi gerçekleştirmek cumhuriyetle ve cumhuriyete sahip çıkmakla mümkündür. Cumhuriyetimizin sağlıklı işlemesi için anayasa gerekir. Çünkü anayasa o devletin yönetim biçimini, dayandığı ilkeleri yani niteliğini gösterir, temel yapısını kurar.
Anayasamızın 2. maddesi de cumhuriyetimizin nitelikleri olarak şu temelleri benimsemiştir:
“Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzurunu sağlayan milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı bir devlettir. Bu devlet Atatürk Milliyetçiliğine bağlıdır. Demokrasiyi benimsemiştir. Laiktir, vatandaşın ihtiyaçlarıyla yakından ilgilidir. Hukuk kurallarının ve adalet ilkelerinin içinde davranır. Bu özelliğe sahip devletlere “Hukuk Devleti” denir.”T.C Devleti bir hukuk devletidir.
Bir hukuk devleti olarak T.C Devleti’nin sonsuza kadar yaşaması, yaşatılması dileği ile.
SAYGILARIMLA.
Meral Nacar




